12 Ağustos 2011 Cuma

Ölmek İstemiyorum

Bugun Lulush ile gule oynaya arabada giderken bir sessizlik aninda aslinda cok da yabanci olmadigim fakat uzun suredir de duymadigim bir cumle ile yine sarsildim...
      "Anne ben olmek istemiyorum" ...
   Daha 10 saniye once kikir kikir gulen, 4,5 yasinda gozleri dolu dolu, dudaklari titreyen bir cocuk. Bu manasiz konu nereden de peydahlanmisti yine? 
   Bu sene basinda ilk defa birgun ben haberleri seyrederken yanima gelip televizyondaki tabutu kastederek " o kulubenin icinde kim var? " diye sormustu. Konuyu daha onceden calismamis olan ben, yanlis bir bilgi vermemek adina, o an " Aaa bak leylek geliyor" gibilerinden bir gecistirmeyle ertesi gun solugu okul psikologumuz Uzman Psikolog Ahmet Kilisli'nin yaninda almistim.
   Ahmet Bey, 4-5 yasindaki cocuklarda cinsellik ( baska bir zaman deginecegim) veya olum gibi konularin artik anlasilabilir olacagini, onlara uygun bir dille dogru bir bilgilendirme yapmak gerektigini soylemisti. O "kulubenin" icinde olmus bir insanin oldugunu soylemek gerektigini, zaten onun bunu bildigini ve muhtemelen onay almak icin bana sordugunu anlatmisti.
   İnsanlar dogar, yasar, zamani gelince olur. Olunce ne olacak sorusunun cevabi ise her ailenin inanis bicimlerine gore anlatilmaliydi. İnanciniz ne ise o. 
   O yaslarda cocuklarda olum-karanlik-canavar-cadi gibi korkularin tavan yaptigini, cocuga olumun ona cok uzak oldugunu, daha bunu dusunmesi icin onunde cok uzun yillar oldugunu soylememiz gerektigini soyledi. 
   Elbette bunlari o konuyu actigi her seferinde yaptim ama kahvalti masasinda durup dururken boynuma sarilip aglamaya baslayip" anne sen lutfen olme" yalvarislari beni cok uzuyordu. Neyse ki 2-3 ay sonra tamamen unutulup gecti. Gecmisti. Taa ki bugune kadar.
Neyseki psikologumuzun dedigine gore, eger uykusunu bozan ve normal hayat akisina etki eden bir durum olmadikca durum normal.
Mideye oturan bir uzuntu var ama panik yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder